Bu Blogda Ara

22 Haziran 2024 Cumartesi

ÇALINAN YILLARIM

 

Aşağıdaki satırlar hayatımın 2013-14 dönemi ile başlayıp ABD de genius veya Einstein vize diye bilinen EB1-A vizesi ile green card alıp ABD ye yerleştiğim süre içinde kalan zaman diliminin anlatılabilir kısmını ve anlatabildiğim kadarı ile yazıya dökmek için yazdığım satırlar.

Küllerinden Doğan Türkiye

"Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor.”

 Ahmet Hamdi Tanpınar.

 

Son 100 yılda yüzbinlerce belki milyonlarca insanın başına gelenleri aşağıdaki birkaç ünlü isim ile özetlemeye çalıştım.

 

 Zülfü Livaneli - Müzikal sanatçı, yazar ve siyasi aktivist, 1971'de hapse atıldı ve daha sonra ülkesini terk etti. 1984'te vatandaşlığı geri alındı.

 

Cem Karaca - Ünlü rock müzik sanatçısı ve söz yazarı, 1980'lerde siyasi baskılar nedeniyle ülkesini terk etti ve daha sonra vatandaşlığı geri alındı.

 

Selda Bağcan - Ünlü folk müzik sanatçısı, 1980'lerde siyasi baskılar nedeniyle hapse atıldı ve daha sonra ülkesini terk etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

 

Ahmet Kaya - Ünlü Türk pop müzik sanatçısı, 1990'larda siyasi ifadeleri nedeniyle baskı altında kaldı ve 2000'de Fransa'ya göç etti.

 

Aziz Nesin - Edebiyatçı ve gazeteci, 1940'larda basın tarihçesi olarak yayınlanan bir makalesi nedeniyle bir süre hapse atıldı ve daha sonra vatandaşlığından men edildi.

 

Nazım Hikmet - Ünlü şair, birçok kez hapse atıldı ve sonunda 1950'lerde Sovyetler Birliği'ne sığınarak Türkiye'yi terk etti.

 

İlhan Selçuk - Gazeteci ve yazar, 1980'lerde bir dönem vatandaşlığından men edildi ve daha sonra ülkesini bir süreliğine terk etti.

 

Orhan Pamuk - Nobel ödüllü yazar, 2005 yılında Türkiye'deki Türklerin ve Ermenilerin soykırımından bahsettiği için hakaret davasına karşı kesinlikle kendini savundu, bu durum bazıları tarafından ülkeyi terk etmeye zorlanmış olarak görüldü.

 

 

Fikret Kızılok - Ünlü rock müzik sanatçısı, 1971'de hapse atıldı ve daha sonra ülkesini terk etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

 

Can Dündar - Gazeteci ve yazar, 2016 yılında Cumhuriyet gazetesi'nin editörü olarak hapis cezası aldı ve daha sonra ülkesini terk etti.

 

Ferhat Tunç: Sanatçı ve aktivist Ferhat Tunç, ifade özgürlüğü ve Kürt sorunu konusundaki görüşleri nedeniyle birçok kez yargılandı ve 2018 yılında Almanya'ya gitmek zorunda kaldı. Tunç, Türkiye'ye dönme özlemiyle Almanya'da yaşamaya devam ediyor.

 

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan: 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen bu üç siyasetçi, darbeyle görevden alınıp yargılandıktan sonra infaz edildiler ve dolaylı olarak ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar.

 

Yılmaz Güney: Ünlü aktör ve yönetmen, siyasi faaliyetleri ve filmlerindeki politik mesajlar nedeniyle defalarca tutuklandı. 1981'de cezaevinden kaçarak Fransa'ya sığındı ve burada hayatını kaybetti.

 

Hasan Cemal: Gazeteci ve yazar, Kürt sorunu ve diğer siyasi konular üzerine yazıları nedeniyle sürekli yargılandı ve baskı gördü. Bir dönem yurt dışında yaşamak zorunda kaldı.

 Melike Demirağ:

Şanar Yurdatapan:

 

Bütün bunlar olurken toplumun büyük kısmı ister bunu yapanların yanında olarak isterse de susarak onayladı ve destek verdi.

 Zülfü Livaneli: Türkiye vefasız bir sevgiliye benzer, sana hep ihanet eder ama sen onu sevmeye devam edersin. Dünyanın en zor ülkelerinden birisi. Ama bir yandan da bir inanç var, bir beraberlik duygusu; biz bu ülkeden kopamıyoruz, ayrılamıyoruz



15 Nisan 2024 Pazartesi

2024 ve Hala Türkiye'de Eleştiri Kültürünün Linç Yemesi

 Türkler olarak eleştireni sevmeyiz. Hep goygoylamak lazım, hele hele artık kemikleşmiş, genel kabul görmüş şeyleri veya güçlüyü yanlış bile olsa eleştirmeni en fakir, en güçsüz bile istemez.

Prof. Dr. Arman Kırım "Mor İneğin Akıllısı" kitabında diyor ki:
Ben ne zaman konferanslarımda belli tehlikelere işaret etsem, moral bozmak ile itham edilmişimdir.
Bu deneyimlerim sonunda şunu öğrendim: eğer bu ülkede insanları etkileyen bir konuşmacı olmak istiyorsanız, zinhar gerçeklere değinmeyeceksiniz; sadece ve sadece onların duymak istedikleri güzel şeyleri söyleyeceksiniz, stratejilerini doğrulayacaksınız, ne kadar akıllı işler yapmakta olduklarını onaylayacaksınız.
Alparslan Kuytul "Tweet bile atmaya korkan toplumun özgürlük nesine" diye sormuştu
Türklerde ciddi eleştirmek bedel ödetir. İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy'a çok sert eleştiriyorsun, neyine güveniyorsun diye sorduklarında verdiği ibretlik cevap:
Soğan ekmek yemeye razıyım
Eğer gördüğünüz yanlışları eleştirir, hele hele ranta, güce karşı bu eleştirileri yaparsanız
"Hoca biliyoruz en iyi çözüm, ürün, yazılım senin ama düşün bakalım niye seninle çalışmıyoruz" benzeri cevap ve konuşmaları duymakla geçer ömrünüz.
Türkler olarak çok uzun zamandır rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, torpil, işi ehli yerine kendi adamına verme üzerine kurulu bir sistem ile yaşıyoruz. Çetin Altan Türk halkı için
"Yolsuzluğu piyango gibi görüyor. Bana da çıkabilir diyor… Yolsuzluğun bitmesini istemiyor, yolsuzluktan pay almak istiyor”
Dünya yolsuzluk endeksinde 180 ülke arasında 115. sıradayız.
Prof. Dr. Acar Baltaş'ın tespitleri:
Türkler çocukları, torunları, ülkesi, milleti için toplumu geliştirmek istemez. Bozuk düzenden rantını almak ister. Türkiye’de rüşvetin yaygın olduğu bilinir ve herkes bundan şikayetçidir. Ancak şikâyet edenlerin büyük çoğunluğunun esas rahatsızlığı, kendilerinin de bu çarka dahil olmamasından kaynaklanır
Dürüstleri kesinlikle cezalandırırız. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'na "Dürüstlük başa bela imiş" dedirten bir toplumuz.
Hitlerden kaçıp Türkiye'ye sığınan ve 16 yıl aramızda yaşadıktan sonra Almanya'ya dönerken Prof. Fritz Neumark'in yaptığı tespit:
Negatif Seleksiyon. Türkler İyiyi cezalandır, kötüyü ödüllendir.
Son asrın çok büyük mütefekkirlerinden olan Nurettin Topçu:
Kur’an harikası olan ilahi ahlak, İslam diyarında çoktan gömülmüştür
Bir kötülük gördüğümüzde eğer kötülüğü yapan güçlü, zengin, patron, aileden, bizim mahalleden ise en iyisi bilgisizlik sözleşmesine dahil olur. bilgisizlik sözleşmesi en basitinden kötüyü görmezden gel böylece kötü alsın yürüsün demektir.
İslamiyet bir kötüyü gördüğünüzden onu elinizle veya dilinizle düzletmeyi emrederken bilgisizlik sözleşmesi hemen çalışıverir.
İyilik yanınızda kötülük yapılamamasıdır, yoksa nasıl olsa ben yapmıyorum deyip görmezden gelme, susma, bilgisizlik sözleşmesine dahil olma ve nasıl olsa ben yapmıyorum diyerek vicdanı susturmak değildir.
En çok eleştirdiğini düşünenin ya öğrenilmiş çaresizliği vardır veya bilerek muktedir gücün kılcal damarlarına veya cıs dediği şeylere dokunmadan eleştirir, on konularda uzak durur. Bunu ya bilerek yapar veya Türkiye'de yaşamanın öğrettiği refleks ile yapar.
Mesela bu konuda en önce hukuk ve adaleti savunması beklenen avukatlar içerisinde en popüler olan, en çok takip edilen, en çok televizyonlara çıkan, en çok para kazananlara bakın ülkemizin aynı konudan veya davadan Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, AİHM, Amerikan Adalet Bakanlığı, Lahey, Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 1,2,3 sırda olan Finlandiya, Danimarka, Norveç mahkemelerinin defalarca ülkemiz aleyhine aldığı kararların yanından bile geçemiyorlar, görmezden geliyorlar ve keyiflerine bakıyorlar. Ülkemizde uluslararası hukuku savunması en çok beklenenlerin tavrı buysa varın siz diğerlerini düşünün. Prof. Dr. Acar Baltaş'ın dediği gibi çok kazanan, çok bilinen, çok popüler, çok itibarlı çok güçlü neredeyse herkes bu çarka dahil olmama peşinde yani kendini kurtarayım derken çarkı daha da kuvvetlendirip toplumu daha da derin karanlıklara itiyor. Öteki türlü İstiklal marşa şairinin başına gelen geliyor ve bu faturayı anca Mehmet Akif olan ödeyebiliyor
sistemden çıkan, kendini kurtaran aman ne halleri varsa görsünler, hak ettiler , zaten çoğunluk mutlu diyerek geride kalanı düşünmez veya gücü nispetinde 5-10-50-100 kişiye yardım ederek, gücüm bu kadardı bu kadarını yaptım diyerek vicdanını rahatlatır.
Bütün bunları yazmakla ben de eleştirmiş oldum ve farkındayım ki yukarıdaki faturalar bana da çıkacak ama 10 yıldır bu iş buraya gidecek deyip durdum. Prof. Dr Mahfi Eğilmez'in ağzından geldiğimiz nokta "Diyanetinden futboluna, siyasetinden bürokrasisine, eğitiminden denetimine, yargısına kadar her alanda lime lime dökülen bir yapı var karşımızda."
Fatura çıkacak ama susup olanlara ortak olmamak, Allah huzurunda diyecek bir şeylerimin olması, çocuklarım ve torunlarım için konuşmayı sürdürüyorum.
Aklıma gelen ve 2019 da yazdığım bir yazı
Stefan Zweig'ın dediği gibi "ben söylediklerimden sorumluyum sizin anladıklarınızdan değil."
Nurettin Topçu: “Felsefesi Olmayan Milletin Mektebi Olamaz”

8 Nisan 2024 Pazartesi

Yatırımcı Olmak ve Her Horoz Kendi Çöplüğünde Öter

 ABD ye geleli 5 ay oldu ve daha önceden hiç irtibatta olmadığın tanımadığım yatırımcı şirketten 6 tane yatırım teklifi aldım. İstediğim yatırım miktarını almak için görüşmelere başladığımda hepsi şirketimizin Türkiye'deki cirosunu sordu ve böylece "Her Horoz Kendi Çöplüğünde Öter" atasözünün önemini anladım.  Bundan dolayı da bir toplumun gelecek vaat eden insanları, projeleri, şirketleri desteklemesinin toplumun geleceği, çocukları ve torunları için ne kadar önemli olduğunu, bunun yerine rüşvet, yolsuzluk, torpil ve buna benzer bilumum ahlak dışı yöntemlerle insan, ürün, şirket seçilmesinin toplumun geleceğini çalmak olduğunu anladım. Eğer toplum doğru, gelecek vaat eden ve hak eden insan, proje veya şirketleri seçip desteklemez ve büyütmez ise o şirketlerin uluslararası büyüme şansını daha en başta bitirmiş oluyor.  Toplum kişi, şirket veya projeleri rüşvet, yolsuzluk, torpil ve buna benzer bilumum ahlak dışı yöntemlerle seçerse bu seçilen kişi, şirket veya projelerin uluslararası büyüme şansı olmadığı için topluma da katma değer, döviz, para, teknoloji sağlayamıyor.

6 Nisan 2024 Cumartesi

Son 10 yılda en çok paylaştığı sözler

Türkiye'de rüşvetin yaygın olduğu bilinir ve herkes bundan şikayetçidir. Ancak şikayet edenlerin büyük çoğunluğunun esas rahatsızlığı, kendilerinin de bu çarka dahil olmamasından kaynaklanır.
Prof. Dr. Acar Baltaş

Çetin Altan 2015 yılının başlarında Çınar Oskay’ın “Halk neden çok büyük tepki göstermedi yolsuzluk iddialarına?” sorusuna:
“Yolsuzluğu piyango gibi görüyor. Bana da çıkabilir diyor… Yolsuzluğun bitmesini istemiyor, yolsuzluktan pay almak istiyor” diye cevaplamıştı. 

Prof. Dr. Arman Kırım "Mor İneğin Akıllısı" kitabında diyor ki:


Ben ne zaman konferanslarımda belli tehlikelere işaret etsem, moral bozmak ile itham edilmişimdir. Bu deneyimlerim sonunda şunu öğrendim: eğer bu ülkede insanları etkileyen bir konuşmacı olmak istiyorsanız, zinhar gerçeklere değinmeyeceksiniz; sadece ve sadece onların duymak istedikleri güzel şeyleri söyleyeceksiniz, stratejilerini doğrulayacaksınız, ne kadar akıllı işler yapmakta olduklarını onaylayacaksınız.


Aşağıda da rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun kendi video kaydı var. Diyor ki “Dürüstlük başa bela imiş” devam ediyor “Geçen birisi bana diyor ki: Başkanım geçen bir yerde konuşuluyordu. Herkes dedi ki Muhsin Yazıcıoğlu güzel, Muhsin Yazıcıoğlu şöyle, böyle anlatıldı. Sonuçta?(Muhsin Yazıcıoğlu soruyor) Sonuçta dediler ki: O iktidar olamaz? Niye? Fazla dürüst dediler”
Aşağıdaki Videoda Muhsin Yazıcıoğlu devam ediyor

“Gittiğim yerde böyle bir şeyle karşılaşıyorum, Antalya’ya gittim orada da karşılaştım. Mecliste Elazığlı bir vatandaşımız bana geldi sarıldı. Dedi ki, başkanım, sayın milletvekilim sizi çok seviyorum, benim eşim de sizi çok seviyor, biz beraber her gün akşam sana dua ediyoruz, televizyonda sen görülünce hemen bağırır benim eşim “koş koş seninki çıktı” der, ben de koşarım, seni dinlerim sonra da sana dua ederim dedi. Sağ olun, çok teşekkür ederim dedim. Yenge hanıma da selam söyle dedim. Yalnız dedi , sayın milletvekilim biraz güçlendir de sana oy verek ya dedi. Dedim ki neee oy vermedin mi sen? Ne yalan söyleyeyim vermedim dedi. Ee dedim kardeşim akşam sabah bana dua ediyorsun, senin hanım koş koş seninki çıktı diyor, madem ben seninim, kendinin olana neden sahip çıkmıyorsun? Dedi ki ne yalan söyleyeyim az yükselsin düşünürüm. Az yükselsen sadece biz değil, herkes verecek oluk gibi akacak dedi. Çevreme bakıyorum herkes böyle diyor, bir güçlense diyor. Peki dedim sana bir soru tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan? Bi düşündü çok zor bir soru dedi bu. Dedim ki biri olmadan diğer olmuyor değil mi? Sen oy verecen ben güçleneceğim, seni Türkiye’de adam yerine koyacaklar”



26 Mart 2024 Salı

Ülkemizde Hukuk, Adalet , Yolsuzluk ve Rüşvete Bakışı Özetleyen İki Söz

 "Türkiye'de rüşvetin yaygın olduğu bilinir ve herkes bundan şikayetçidir. Ancak şikayet edenlerin büyük çoğunluğunun esas rahatsızlığı, kendilerinin de bu çarka dahil olmamasından kaynaklanır." 

Prof. Dr. Acar Baltaş


Çetin Altan 2015 yılının başlarında Çınar Oskay’ın “Halk neden çok büyük tepki göstermedi yolsuzluk iddialarına?” sorusuna:

“Yolsuzluğu piyango gibi görüyor. Bana da çıkabilir diyor… Yolsuzluğun bitmesini istemiyor, yolsuzluktan pay almak istiyor” diye cevaplamıştı. 

15 Ekim 2023 Pazar

Filistin ve Dünya'nın Durumunu Düşünürken Gece Yarısı Aklıma Gelenler

 🔵İyilik sadece sizin iyi olmanız demek değildir, İyilik yanınızda kötülük yapılamamasıdır. Rüşvet gibi, hırsızlık gibi konular zaten tartışmasız bunula birlikte ehil olan varken hak etmeyen seçiliyorsa buna müsaade etmemek, kendisi yokken arkasından konuşmamak gibi binlerce kötülüğe müsaade etmemek.

🔵Dürüstlük, kimse izlemese bile doğru olanı yapmaktır!

🔵Bir kişinin kalbinde aynı anda doğruluk ile yalancılık aynı anda bulunmaz (HM8577 İbn Hanbel, II, 349)

🔵Yalancılar doğru sözü, çalan da çalmayanı sevmez.

Kemal Burkay

🔵Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. (Hadis)

🔵Şüphesiz her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi (imtihan vesilesi) de maldır.

(Tirmizî, Zühd 26)

🔵Ülke IQ'un 88.6, dünyada 76. ülke

🔵Türkiye'de okuduğunu anlama yeteneğine sahip olmayanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 39

🔵Değişik Hadislerde ahir zamanda iyi olanlar, iyilik öğüt verenler sevilmeyecek

🔵Öyle bir zaman gelir ki, o zaman insanların içinde mü'min kendisini saklamaya çalışır, gizlenir; şu gün, şu anda, bu asr-ı saadette sizin aranızda münafığın kendisini gizlemeye çalıştığı gibi, saklandığı gibi, o zaman da mü'min saklanmaya çalışır, kendisini gizler.

(Râmûzül-Ehàdîs 5041)

🔵İnsan sadece söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur

Aziz Nesin

🔵Zora dayalı rejimler, egemen sınıfların gizli ya da açık işbirliği dışında, sıradan vatandaşın suskunluğuna ihtiyaç duyar

🔵Kendi yeteneklerini, bir hizmeti veya ürünü satmak için rüşvet, yalan zaten yeterince kötü ama negatif yönleri saklamak, karşı tarafın uzman olmamasından faydalanmak da "Bizi aldatan bizden değildir" Hadisi kapsamına girer

🔵Müşteriyi kazıklamanın "Ticari Zeka", Halkı sürekli kandırmanın "Siyasi Zeka", Ambulans arkasına takılmanın "Pratik Zeka", Şike yaparak kazanmanın "Sportif Zeka", niyeti suistimal etmenin "Kıvrak Zeka" olarak algılandığı bir ülkenin zekaya değil, ahlaka ihtiyacı vardır.

🔵İnsanların iyilik ve doğruluğu tamamen arkalarında bırakacak ve sonuçta Hristiyanlıkta Armegedon, İslamiyet'te Melhâme-i Kübrâ olarak anılan olay başa gelecek

🔵Görülen yanlışlara kendi mahallemde mi değil mi diye bakarak karar veren, Danimarka, İngiltere, AIHM, BM insan hakları mahkemesi gibi uluslararası normlar ve kanunlara da kendi mahallesine göre yorum yapanlar

🔵Müslüman dünyadaki kişi başına düşen patent sayıları

🔵Müslümanları toplam ihraç ve ithalat oranları

🔵Türk toplumu için liyakatin önemi yoktur. Negatif Seleksiyon!! (Kötünün İyiye Tercihi) Türkiye'de iktisat öğreniminin gelişmesinde ve gelir vergisi yasalarının hazırlanmasında önemli katkıları olan Yahudi asıllı Alman iktisatçı Prof. Dr. Fritz Neumark

🔵Türkiye'de rüşvetin yaygın olduğu bilinir ve herkes bundan şikayetçidir. Ancak şikayet edenlerin büyük çoğunluğunun esas rahatsızlığı, kendilerinin de bu çarka dahil olmamasından kaynaklanır.

Prof. Dr. Acar Baltaş

🔵Türkiye'de kimse kazık kendisine girmedikçe, başkalarının yediği kazıkla ilgilenmez.

Aziz Nesin

🔵Hatalı işlere karşı susmak yasaktır. O zaman konuşmak ibâdet sayılır.

Dr.Münir Derman (k.s.). 

🔵Kur'an harikası olan ilahi ahlak, İslam diyarında çoktan gömülmüştür.

Nurettin Topçu

🔵İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir...Bu suretle birinciyi iyilikten soğutur ikinciyi kötülük yolunda cesaretlendirirsiniz

Hz.Ali

🔵Sakın insanın iyisi ile kötüsünü bir tutma. Çünkü bu eşitlik, iyileri iyilikten soğutur.

Hz. Ali

🔵Ümmetimin zâlime, "Ey zâlim" demekten korktuğunu gördüğünde ondan ümidini kes. [Camiüssağir1:354, Hadîs No: 627] 🔵İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdahale etmezse, Allah’ın hepsini
saran umumi bir bela göndermesi yakındır
Buhârî, “Fiten”, 6; Tirmizî, “Fiten”, 12.

🔵Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.

Hz. Muhammed